Yapay Zekâ “Balonu” Ne Pahasına Şişiyor?

Teknoloji alanında son yıllardaki en önemli gelişme üretken yapay zekâ tabanlı sohbet robotları oldu. Bu sohbet robotlarının ekonomik ve toplumsal etkilerini ise son bir yılda çok daha fazla görmeye ve kavramaya başladık. Bu yazıda yapay zekâ araçlarının ekonomik ve ekolojik etkilerine dikkat çekmek istiyorum. Toplumsal, bilişsel ve psikolojik etkileri ise başka bir yazının konusu olsun. […]

Teknoloji alanında son yıllardaki en önemli gelişme üretken yapay zekâ tabanlı sohbet robotları oldu. Bu sohbet robotlarının ekonomik ve toplumsal etkilerini ise son bir yılda çok daha fazla görmeye ve kavramaya başladık. Bu yazıda yapay zekâ araçlarının ekonomik ve ekolojik etkilerine dikkat çekmek istiyorum. Toplumsal, bilişsel ve psikolojik etkileri ise başka bir yazının konusu olsun.

Yapay Zekâ Ekonomik Durgunluğu Aşmaya Yarıyor

Son aylarda ABD borsalarında bir canlanma yaşanıyor. Bunun en önemli nedeni ise yapay zekâ alanında yaşanan gelişmeler. 2025 yılında ABD borsasındaki kazanımların yüzde 80’ini yapay zekâ şirketleri oluştururken, yapay zekâ odaklı bu büyümeye tüm dünyadan para geliyor, dolayısıyla bu durum ABD büyümesinin finanse edilmesine ve yönlendirilmesine yardımcı oluyor1. Elbette borsadaki ve şirketler arasındaki bu hareketlilik sermaye sınıfına yarıyor, işçi sınıfının yoksullaşması ve hak kayıpları devam ediyor. Üstelik tüm yatırımların yapay zekâ alanına kayması; arazi, enerji ve tüketim alanlarını da doğrudan etkiliyor. Örneğin tüketici elektroniğinde, üretimin yapay zekâ için gereken donanımlara kayması nedeniyle ciddi bir pahalılık yaşanması bekleniyor2.

Tüm bu canlanmaya ve yatırımlara rağmen şirketlerin yapay zekâ alanındaki fazla borçlanmadan da endişe duyuluyor3. Rockefeller International’ın başkanı Ruchir Sharma’ya göre ABD’de yapay zekâ sermayenin büyük bir bahis/kumar alanı hâline geldi4. Yapay zekâ yatırım balonunun 2000 yılındaki dot-com çılgınlığının 17 katı ve 2007 yılındaki yüksek riskli mortgage balonunun dört katı büyüklüğüne ulaştığı da söyleniyor5.

Yapay zekâ şirketlerinin gelir oluşturmak için birbirleriyle sözleşmeler imzalaması da bu büyümeyi besliyor. Örneğin OpenAI yapay zekâ modellerini eğitmek ve çalıştırmak için gereken bilişim gücü karşılığında toplamda yaklaşık 1 trilyon dolarlık anlaşmalar yaptı6. Teknoloji şirketleri arasındaki bu anlaşmalara baktığımızda döngüsel bir para değişimi görüyoruz. Birbirlerine borçlanıyor, birbirleriyle anlaşmalar yapıyorlar.

1 - Yapay Zekâ "Balonu" Ne Pahasına Şişiyor? - 6

Bloomberg tarafından paylaşılan bu resim döngüsel anlaşmaları özetliyor7

Tüm bu çabalar, tüm bu araştırma ve geliştirme, aslında yapay zekânın insan emeğini ikame etmesi için8. Yapay zekâ bunu başarırsa, daha yüksek verimlilik artışı sağlanması umuluyor. Ancak bu muhtemelen bir finansal çöküş ve ardından ABD ekonomisinde yaşanacak bir durgunluğun sonrasında gerçekleşebilir. Eğer yapay zekâya dayalı ABD ekonomisi dibe vurursa, diğer büyük ekonomiler de onunla birlikte dibe sürüklenecektir.

Yapay Zekâ Veri Merkezleri Artıyor

2 - Yapay Zekâ "Balonu" Ne Pahasına Şişiyor? - 8

Dünya çapında yaklaşık 9.000 veri merkezi faaliyet gösteriyor ve bu rakamın 2030 yılına kadar üç katına çıkması bekleniyor9. Sıcak bölgelerdeki veri merkezlerinin soğutulması daha maliyetli oluyor.

Son yıllardaki bu bilişim ve yapay zekâ gelişmeleri gezegen üzerindeki sömürüyü de arttırıyor. Mineral çıkarmadan, hesaplama için veri merkezi kurmaya kadar geniş bir çerçevede bu sömürünün farklı veçhelerini görebiliyoruz10. En önemlisi de üretken yapay zekâ araçlarının gerektirdiği muazzam hesaplama ihtiyacını karşılamak için gün geçtikçe daha fazla veri merkezi inşa ediliyor.

3 - Yapay Zekâ "Balonu" Ne Pahasına Şişiyor? - 10

Amazon’un New Carlisle, Indiana’daki yeni veri merkezi arazinin nasıl yağmalandığını gösteriyor11.

Bu yeni veri merkezleri yoğun bir enerji kullandığı için halihazırda yük altındaki elektrik şebekelerine daha da fazla yük biniyor. ABD’nin en büyük elektrik şebekesi operatörü olan PJM Interconnection, kapasite yetersiz olmasına rağmen yeni veri merkezlerine elektrik sağlamayı planlıyor, bu durum da elektrik kesintisi riskini artırıyor12. Bu veri merkezleri elektrik fiyatlarını da yukarı çekiyor13. OpenAI, 2024’teki yoğun sıcak hava dalgasının zirvesinde New York ve San Diego’nun toplam elektrik tüketimi kadar elektrik tüketiyor. Veya İsviçre ve Portekiz’in toplam elektrik talebi kadar. Bu, aşağı yukarı 20 milyon insanın elektriğine denk geliyor. Google, Indiana’da inşa edilmesi planlanan 1 milyar dolarlık veri merkezinin Indiana sakinlerince “elektrik fiyatlarını yükselteceği” ve “zaten kuraklıkla boğuşan bir bölgede tarifsiz miktarda su tüketeceği” gerekçesiyle protesto edilmesinin ardından, projeyi iptal etti.

Üstelik gereken enerji için yenilenebilir enerji kullanımı da önemsenmiyor. Veri merkezleri için hem nükleer hem fosil yakıtların tekrar gündem olması endişeleri artırıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın yeni raporuna14 göre dünya bu yıl veri merkezlerine, yeni petrol kaynakları bulmak için harcanacak miktardan 40 milyar dolar daha fazla, 580 milyar dolar harcayacak15. Bu rakamlar, küresel ekonomideki bazı büyük değişimleri göstermeye yardımcı oluyor ve yapay zekânın iklim değişikliğini hızlandırabileceğine ilişkin endişeleri de besliyor16.

Bir yılda arazilerin nasıl yağmalandığını ve veri merkezlerinin ne kadar büyüdüğünü de rahatlıkla görebiliyoruz17. ChatGPT’nin Kasım 2022’de piyasaya sürülmesinden bu yana, teknoloji şirketleri veri merkezleri inşa etmek için büyük miktarlarda para da harcadı. Sadece üç yıl içinde, ABD’deki veri merkezlerine yapılan harcamalar yıllık 13,8 milyar dolardan 41,2 milyar dolara çıktı, yani yüzde 200 artış gösterdi. Bu artış, ülkedeki diğer tüm inşaat faaliyetlerinin neredeyse tamamen yavaşladığı bir dönemde gerçekleşti. Bu da bize bu veri merkezleri inşaatının durgun ekonomiyi canlandırmak için de kullanıldığını gösteriyor. Kapitalizm durgunluk dönemlerinde yıkımı ve inşayı kullanmayı sever. Bu veri merkezleri ve inşaatları için yapılan yatırımların boşa yapıldığı, aşırı şişmiş bir yatırım olduğu ve yatırımların geri dönüşünün beklentileri karşılamayacağını düşünen de çok18.

4 1 - Yapay Zekâ "Balonu" Ne Pahasına Şişiyor? - 12

ABD’de planlanan ve işleyen veri merkezleri, (turuncu Amazon, yeşil Google, mavi Meta ve mor Microsoft19

Trump, yakın bir zamanda imzaladığı başkanlık kararnamesiyle, eyaletlere hem yapay zekâ hem de veri merkezi konusunda söyleyecek bir söz de bırakmıyor20. Kimi senatörler, veri merkezlerini enerji ve su kaynaklarını tüketen ve potansiyel iş kaybına neden olan tesisler olarak gördüğü için Trump’ın bu adımını onaylamıyorlar.

Yine, Yeniden Uzayı Fethetme Planları

Kapitalizm dünya üzerindeki kaynakları tüketmenin yanında bir de dünyanın ötesine, uzaya da zaman zaman gözünü dikiyor. Dünyada sayıları gittikçe artan ve birçok kaynağı kontrolsüzce sömüren veri merkezleri sermayeye yetmediği için sermaye uzayda ve yörüngede yeni veri merkezleri kurmak istiyor.

Uzaya yerleştirilmesi planlanan veri merkezleri güneşten enerji sağlamak için güneş panellerinden ve hesaplamalar için işlemcilerden oluşuyor. Karada inşa edilen veri merkezlerinden farklı olarak bu işlemcileri soğutmak için suya gerek yok; çünkü uzay zaten yeterince soğuk. Güneş enerjisiyle çalışacağı için de güneş orada olduğu sürece kullanılabilecek “sınırsız” bir enerji kaynağı da var.

Kasım ayı başında, Starcloud adlı bir girişim şirketi, güçlü bir Nvidia H100 grafik işlem birimini (GPU) taşıyan bir uyduyu yörüngeye fırlattı21. Şirket GPU’nun uydu yörüngesindeyken Google’ın büyük dil modeli Gemma’yı eğitmek için kullanıldığını ve modelin artık uzaydan gelen sorulara yanıt verebileceğini duyurdu. Diğer girişim şirketleri de benzer pozisyonlar için rekabet ediyor. Bunlardan biri, yörüngeye yerleştireceği veri merkezi uydularıyla bir “galaktik beyin” oluşturacağını söyleyen Aetherflux şirketi22.

Google’ın bilim insanları ve mühendisleri, yapay zekâ alanındaki artan talebi karşılamak için gerekli olan güçlü GPU’larla donatılmış, yaklaşık 80 adet güneş enerjisiyle çalışan uydudan oluşan bir grubun yörüngede rahatlıkla iş görebileceğini düşünüyor.  Jeff Bezos’un roket şirketi Blue Origin de yaklaşık bir yıldır uzaya veri merkezleri kurmak için çalışıyor, Elon Musk’ın SpaceX şirketi de geri kalmıyor. Uzaya uydu fırlatmanın gün geçtikçe ucuzlaması bu senaryoları gerçekçi kılıyor. 2030 yılında uzayda bir veri merkezi işletmenin yeryüzünde işletmeye denk olması da bekleniyor. Gerçi Google yöneticisi Travis Beals, Wall Street Journal’a verdiği demeçte, bir gigawattlık veri merkezinin işini yapmak için 10.000 uyduyu devreye sokmak gerekeceğini söyledi23.

Tüm bu yapay zekâ heyecanı yakında sona erebilir. Şirketler, büyük dil modellerini iş akışlarına entegre etmekte yavaş kalabilirler. MIT’de yapılan İş Dünyasında Yapay Zekâ24 çalışmasına göre işletmelerin yüzde 60’ı yapay zekâ araçlarını değerlendirmeye alırken ancak yüzde 20’si pilot aşamaya gelmiş ve sadece yüzde 5’i üretime geçmiş. Yani şirketlerin yüzde 95’i için yapay zekânın sıfır getirisi olduğunu bulmuşlar. Son zamanlardaki ilerlemelerin dayandığı ölçeklendirme yasaları1Ölçeklendirme yasaları özellikle yapay zekâ ve makine öğreniminde, model boyutu (parametre sayısı), veri miktarı ve hesaplama gücü arttıkça model performansının tahmin edilebilir bir şekilde arttığını tanımlayan empirik kurallardır. veri sınırına ulaşıldığından dolayı artık işe yaramayabilir. Ekonominin tüm bu canlanmalara ihtiyacı kalmayabilir. Ancak, hepimizin hazırlıklı olması gereken güçlü bir olasılık daha var: Bu teknoloji şirketlerinin, devasa ve istikrarlı kâr akışlarıyla, önümüzdeki yıllarda tüm bu agresif, yıkıcı, sömürücü yatırımlarına devam etme ihtimali. Böyle bir gelecekte, 2025’in gigavat ölçeğindeki veri merkezleri bile mütevazı kalabilir. Kendimize sormamız gereken biz böyle bir geleceğe hazır mıyız, sermayenin hem gezegeni, hem canlıları hem de insanları yoğun bir şekilde sömürmesine razı mıyız?

Kaynak: El Yazmaları, 25 Aralık 2025

  1. M. Roberts, Yapay Zekâ Balonu ve ABD Ekonomisi, İyimser İrade, 5 Kasım 2025 ↩︎
  2. Luke Goldstein, AI Is Driving Up the Price of Consumer Electronics, Jacobin, 12 Aralık 2025 ↩︎
  3. M. Roberts, a.g.y. ↩︎
  4. R. Sharma, America is now one big bet on AI, Financial Times, 6 Ekim 2025 ↩︎
  5. M. Roberts, a.g.y. ↩︎
  6. M. Petrova, A guide to the $1 trillion-worth of AI deals between OpenAI, Nvidia and others, CNBC, 15 Ekim 2025 ↩︎
  7. E. Forgash ve A. Ghosh, OpenAI, Nvidia Fuel $1 Trillion AI Market With Web of Circular Deals, Bloomberg, 7 Ekim 2025 ↩︎
  8. A. Kalaycı, İ. Kalaycı, T. E. Kalaycı, Sınıf Savaşımında Sermayenin Hizmetkârı Olarak Yapay Zekâ, İyimser İrade, 4 Eylül 2025 ↩︎
  9. H. Gandhi ve R. Chandran, We mapped the world’s hottest data centers, Rest of the World, 15 Aralık 2025 ↩︎
  10. A. Kalaycı, İ. Kalaycı, T. E. Kalaycı, Gezegene Ve İnsanlığa Karşı Bir Silah Olarak Yapay Zekâ,  İyimser İrade, 4 Eylül 2025 ↩︎
  11. M. Thomas, These Data Centers Are Getting Really, Really Big, Distilled, 16 Ekim 2025 ↩︎
  12. V. Riccobene, The Data Center Boom Could Trigger Blackouts, Jacobin, 12 Kasım 2025 ↩︎
  13. M. Roberts, a.g.y. ↩︎
  14. T. de Chant, Data centers now attract more investment than finding new oil supplies, Tech Crunch, 12 Kasım 2025 ↩︎
  15. A. Ha, How much of the AI data center boom will be powered by renewable energy?, Tech Crunch, 16 Kasım 2025 ↩︎
  16. A. Zewe, Explained: Generative AI’s environmental impact, MIT News, 17 Ocak 2025 ↩︎
  17. M. Thomas, a.g.y. ↩︎
  18. J. Wilkins, There’s a Stunning Financial Problem With AI Data Centers, Futurism, 28 Ağustos 2025 ↩︎
  19. M. Thomas, a.g.y. ↩︎
  20. R. Bellan, Trump’s AI executive order promises ‘one rulebook’ — startups may get legal limbo instead, Tech Crunch, 12 Aralık 2025 ↩︎
  21. P. Singh, ‘Greetings, earthlings’: Nvidia-backed Starcloud trains first AI model in space as orbital data center race heats up, CNBC, 10 Aralık 2025 ↩︎
  22. J. Calma, The scramble to launch data centers into space is heating up, The Verge, 10 Aralık 2025 ↩︎
  23. M. Maidenberg ve B. Peterson, Bezos and Musk Race to Bring Data Centers to Space, The Wall Street Journal, 10 Aralık 2025 ↩︎
  24. A. Challapally v.d., The GenAI Divide State of AI in Business 2025,  MIT NANDA, Temmuz 2025 ↩︎

Sitemizde yer alan çeviri ve yazılardaki tüm görüşler kolektifimizin fikirlerini yansıtmayabilir. Bu yazıları, bilişim alanındaki gelişmeleri Marksist bir perspektifle ele almayı mümkün kılacak katkılar sunduğu için seçip yayımlıyoruz.